İnanç Önderliği

Bin dört yüz yıldır İslamiyet’in yüce değerlerini dört kıta’da yaşatan tüm Türk boylarının İslamiyet’i algılamaları ve hatta yaşama tarzları; Müslüman olmuş diğer uluslardan farklılıklar arz ede gelmiştir. Bu bilimsel ve sosyal olduğu kadar, inanç bakımından da benimsenmesi gereken ve kabul edilebilir bir gerçektir.

 

Hangi etnik kökene sahip olursa olsun, İslamiyet’in evrensel kurallarını, dünya görüşlerini, kendi inanç ve kültür öğeleriyle de uzlaştırarak, Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere; Orta Asya, Kafkasya, İran, Irak, Suriye, Mısır ve Yemen’den İspanya’ya kadar, çok büyük bir coğrafyada yaşayan Aleviler (Alevi, Bektaşi, Mevlevi, Nusayri İslam inancına sahip olan bu güzel insanlar); kendilerine temel rehber olarak; İslamiyet’in kutsal kitabı olan Kur’an’ı Kerim’i ve İslamın öz ve sade ilkelerini en iyi şekilde yorumlayan Ehl-i Beyt’in hayat ilkelerini kılavuz edinerek ibadetlerini tüm zorluklara karşın yaşatmışlardır.

 

Kâmil insan düşüncesinin en güzel örneklerini saz eşliğinde semahlarla icra ederken, ibadeti hiçbir maddi karşılık beklemeden uygulatan, inanç önderleri öncülüğünde yerine getiren Alevilerin dışında İslamiyet’i kendilerine özgü bir şekilde algılayan, yadırgayan, küçük gören biçimde algılanan, bunun derinliğini fark edemediği için kötüleyen kimi devlet yöneticilerinin önyargılarıyla yüzyıllar boyunca kendi yurtlarında bir yabancılaşma muamelesi gören Aleviler, inançlarından ödün vermeden yüzyıllardır bu topraklarda yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

 

İnsan severliği, hümanizmi her gittikleri toprak parçasına taşıyarak yetmiş iki millete bir nazarla bakan, yaratılanı yaratandan ötürü hoş gören, hangi inanç ve kökenden gelirse gelsin, tüm insanoğluna bugün yaşatabiliyorsa bu inanç önderlerinin sayesinde olmuştur.

 

Ebu’l Vefalardan, Hacı Bektaşlara; Yunus Emrelerden, Pir Sultan Abdallara; Mahmud Hayranilerden, Mevlanalara; Sarı Saltuklardan Kızıldeli Sultanlara… bu kutsal ve bereketli topraklarda İslamiyet’i tasavvufi yorumla algılayıp, uygulayan Aleviler bu hikmetleri birer bilge olan inanç önderleri sayesinde yaşatmışlardır.

 

Bugün ülkemizde ve Batı Avrupa’da aynen yüzyıllardır Aleviliği İslam dışı bir sapık inanç gibi göstermek isteyen gerici zihniyetin adeta devamı olan ve şu anda da Diyanet İşleri Teşkilatı’nın zihniyetinde yürüyüp; Aleviliği din dışı, İslam dışı, Kur’an dışı, Ehl-i Beyt dışı bir inanç gibi göstermeye çalışan kimileri; Aleviliği istismar etmeye devam etmektedirler. Neredeyse sözüm ona kimi bulgulara kendi görüşlerini doğruymuş gibi yayma çabasında olan kimi kurum ve kuruluş temsilcilerinin artık iyice olayı büyüterek toplumumuza çok büyük zararlar vermeleriyle karşı karşıya gelmiş durumdayız.

 

CEM Vakfı’nın on yıl boyunca destekleyip, öncülük yaptığı birtakım ciddi çalışmalar sonucunda oluşan Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı’nın temel kuruluş amacı; Aleviliğin bin dört yüz yıllık onuruyla yaşayanlara hizmet etmek ve İslam adına, Alevilik adına yapılan yanlışlıkları düzeltmektir.

Atatürk Devrimlerine zarar verebilen Diyanet İşleri Başkanlığı ve kendi tarafına çektiği veya kendisiyle aynı görüşleri savunan kimi Alevi kisvesine bürünenlerin çabalarının hiçbir faydası yoktur.

 

Alevi İslam inancı aynen bin dört yüz yıldır olduğu gibi bugün de ve sonsuza kadar da gerçek değerleriyle yaşayacaktır. Gerçek değerler de inanç önderlerimiz olan Dede / Baba’lar öncülüğünde korundu ve günümüze taşındı.

Din Hizmetleri Başkanlığımız, Alevilikte inanç önderliği nedir? Nasıl olunur? Bunu araştırdı ve yazdı. Bu kurum bilinmeli ve tanınmalı ki yol sürsün. Çünkü yolumuz onların öncülüğünde günümüze taşındı ve yine onların öncülüğünde yürüyecektir.

 

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Aleviliğin yolunu aydınlatan İnanç Önderlerinin rehberliğinde bizler yolumuzun gereklerini yerine getirerek, Aleviliğin onuruyla yaşamamıza devam edeceğiz.

 

Hakk – Muhammed – Ali yolunda; dünya insanlığı, İslamiyet ve ülkemiz için çok büyük bir zenginlik olan Alevi İslam inancını yaşatıp, ülkemizin birliği ve dirliği için çalışan başta inanç önderlerimiz olmak üzere; tüm insanlarımızı en içten duygularımla selamlarken saygı ve sevgilerimi sunarım.

 

 

 

Prof. Dr. İzzettin DOĞAN

CEM Vakfı Genel Başkanı

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !