Pirlik

 

Ezeli ezelden öteden beri

Sevdikçe sevesim geldi Pirimi

Çekerim cevrini andan ötürü

Sevdikçe sevesim geldi Pirimi

 

Sevdikçe severim ben anı çoktan

Sevdiğini Allah var eder yoktan

Geçerim varımdan ayrılmam Haktan

Sevdikçe sevesim geldi Pirimi

 

El ele el Hakka buyurdu Allah

İnandım Pirime, Allah Eyvallah

Pirim Allah dostum Allah, Hü vallah

Sevdikçe sevesim geldi Pirimi

 

Genç Abdal, Sultan Şuca kuludur

Cennet bahçesinin gonca gülüdür

Pirim nazar kıldı, sanma delidir

Sevdikçe sevesim geldi Pirimi.

(Genç Abdal)

 

Pirliğin tarifini, Buyruk’tan özetleyerek verelim:  “O zamandan bugüne kadar, şeriat, tarikat, marifet, hakikat, pirlik ve secde Muhammed – Ali’den kaldı. O sebepten, evladı Resul’den gayrisine pirlik etmek ve talip olmak caiz değildir. Yediği, içtiği haramdır. Tarikat ve hakikat döneğidir. Hem irşadı, biati ve tövbesi makbul değildir. Çünkü evladı Resul’den biati yoktur. Sermayesiz kalmıştır. Onun aslı asla yoktur. Ol kimse On İki İmam dergâhından nasipsizdir.”

 

Hazreti Resul bir hadiste buyurur ki; Allahu Taalâ Hazretleri kadiminde öyle buyurmuş ki “asıl asıldır” demiştir. Zira ezelden hırka, meftul (sarık), irşad, tövbe, pirlik ve post bunun cümlesi, Şahı Merdan Ali’ye gelmiştir. Şimdi Şah evladı ve nesli olmayan kimseye, pirlik etmek caiz değildir. Evlad-ı Muhammed – Ali’den ola ki pirliği caiz (makbul) ola. İlmi ile iş yapa. Dört Kapı Kırk Makamdan, on iki erkândan, on yedi kemerbestten, üç sünnetten, yedi farzdan, bir şarttan, ilmi ledün (tanrısal) den haberdar ola. Ve tarikat ile otura, dura ki, hakikat ile yola vara ki, pirliği caiz ola. Çünkü talip ve yol mürşidindir.

 

Ve mürşit; cihanda serseri gezip de, ahireti harap eyleyip de mayaya Muhammed Ali’den konulan soyu bozulmaya…

Ve talip dahi, öyle ola ki, rehbere ve musahibe kail ola ve dahi bir talip rehberinin ve musahibinin nüfusun tutmasa ve buyurduğuna gitmese ol talip, talip olamaz, ancak olsa olsa kalıp olur. Onların ikrarı caiz ve kurbanı kabul değildir. Yedi tamunun(cehennem) kapısı ol kimselere açıktır ve sekiz uçmak kapısı onlar için bağlıdır.

 

Ve İmam Cafer Sadık Hazretleri bir kavilde öyle buyurmuştur ki, cemi yol ehli olan pir ve talip ola. Bir pir, talibi irşad eylemese ve talip de irşad olmasa, o nasıl pir olur ve o nasıl talip olur?. Pir olan, talip olan kimseler, kemaletiyle var ola ki; ikrarı caiz ola.. Emeği, kurbanı ve dileği kabul ola. Emekleri boş olmaya.

Hakkında ayet vardır;

 

“Onların yaptıkları her bir işi dikkate alırız fakat onu saçılmış zerreler haline getiririz.” (Furkan Suresi 23. ayet)

 

Çünkü kemalat sahibi ol kimselerdir ki; şeriatta, tarikatta, marifette ve sırrı hakikatte, her bir hal ile bulunmak gerektir ki, ikrarı caiz ola. Dahi talip de pirinin sözüne razı ola.. Rehbere ve musahibe kail (razı) olmadı ve teslimi rıza kapısında olmadılar; tarikatı, hakikati hak bilmediler; yoldan, erkândan dışarı çıktılar ise, ol taliplerin ikrarları caiz olmaz. Ol kimseler tarikatta ve hakikatta dönek sayılır. Onların ikrarlarına amel olmaz. Yola, erkâna koymayasınız. Yüzleri kara,  huzurdan kovulmuş  münafıklardır.

Hakkında hadisi şerif buyurmuştur:

 

“Çünkü imamlar dergâhında nasipsizdir.”

 

Nakledilir ki, İmam Cafer Sadık Hazretleri öyle buyurmuş ki; devri Âdem’den, Hatemi Enbiya’ya gelinceye kadar mezhep, yol, erkân yok idi. Muhammed Mustafa ve Aliyyel Murtaza Hazretleri geldi. Yeşil hat ile vahiy geldi:

 

“Muhammed içinizden birisinin babası değildir; fakat O, Allah elçisidir ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilir.” (Ahzâb Suresi 40. ayet) Dedik de din zahir oldu ve Ali hakkında: “Lâ feta illa Ali, lâ seyfe illa zülfikâr. Lâhavle velâkuvvete illâ billahhül aliyyül azim.

Allahümme Salli A’la Muhammedin ve a’la Ali Muhammed.”

 

Denilince de dini zahir eyleyip lâm elif’i koru. Lâm Muhammed, Elif Ali demek, manası birdir. Ondan şeriat zahir oldu. Tarikat ve hakikat sırr oldu. Şeriat Muhammed’in şanına geldi. Tarikat, hakikat Ali şanına geldi. Erkânı şeriat, tarikat, marifet ve kavli karar ve post ve biat, irşat, ikrar iman, halife Hz. Muhammed’e ve pirlik Hz. Ali’ye geldi.

 

Bir kavilde Hz. İmam Cafer Sadık Hazretleri buyurur ki: Kur’an-ı azimüşşanda “evlâdüküm dinüküm” buyurmuştur. Din Muhammed, İman Ali’dir. Bu kavilde olmayanın dini, imanı olmaz dedi. Bu ise şu demektir: Evladı resule biat kılıp, ikrar getiresiniz ki; dini, imanı kabul ve hem dahi imana yetmiş olasınız. Ve hem ikrarınız caiz ola ki, işlediğiniz amel ve isteğiniz kabul ola. Ve sekiz cennet kapıları ol kimse için açıla ve cehennem kapısı yüzlerine bağlana.

 

Eğer evladı Resule ikrar getirmeyip biat kılmayan ve gönülden istemeyen, gerek pir, gerek talip her kim olursa olsun; yedikleri haram ve yudukları murdar, ikrarları caiz değildir. Tacı delik, tarikatta dönek, yüzleri karadır. Erkâna, tarikata ve hakikate sığmazlar. Zira ki evlâdı Resulden red olmuşlar ve hem onlar sermayesiz kalmışlardır.

Evladı Resule biat kıldığı zaman, ser çeşmeye ermiş ola. Ta kaalu beladan beri, onların sermayesiz olduğunu şuradan anlamalı ki; evladı Resul, cümleye öncülük ederler. Ve hem haklarında ayet gelmiştir. Ser çeşmenin Muhammed Ali olduğunu bilmedikleri için boş kalmışlardır.

 

“Ne yapılırsa ele aldık ve zerreler haline getirip dağıttık. Onların yaptıkları her bir işi dikkate alırız fakat onu saçılmış zerreler haline getiririz.”  (Furkan Suresi 23. Ayet)

 

Ve İmam Cafer Sadık Hazretleri buyurur ki: “Ol kimseler ki Hazreti Resullulahın ve Hazreti Şahı Merdan Aliyyel Murtaza’nın evlâdına erişip biat kılsalar ve ona uysalar, onlar din ve imana ve ikrara ve biata yetmiş olalar. Yolu, erkânı makbul ola. Sevabı da talip ola. Yarın divanı bâride kurtuluşa ereler. İkrarları caiz ola ki emekleri zayi olmaya.

PİR OLAN NELER BİLMELİ

 

 

Baş eyip eylemem nadana minnet

Bir Aslı zat olan Pir’e eyvallah

Bi basiret kalbi kara şekavet

Ya niçin edeyim köre eyvallah

 

Burada kör olanlar görmez ahrette

Eremez menzile kalır zulmette

Kusurum çok ise dilim mürvette

Asmak isterlerse dara eyvallah

 

Kal-u Bela’da Hak lem yezeli

Münkirler ervahı demedi, beli

Hak Muhammed amma illa darb Ali

Çokları dediler zora eyvallah

 

Bu Fedayi şehadete maildir

Münkirlerin emekleri zaildir

Yüz bin öğüt versen cahil cahildir

Kendi nefsin bilen Pir’e eyvallah

 

( Fedayi Baba )

 

İmam Cafer Sadık Hazretleri buyurur ki: “Pir olan kimseler kâmil olalar. Dört kapı nedir, bileler. Evvel şeriatı, ikinci tarikatı, üçüncü marifeti, dördüncü hakikati bilmek gerekir ki; bunlar nereden geldi, neden hâsıl oldu, aslı nedir, bunların edebi nedir, yolu nedir, hayâsı nedir, erkânı nedir, tövbesi nedir, farzı nedir, sünneti nedir, nafilesi nedir, işlemesi nedir?.. Bunları bile.

 

Ve şeriat kaçtır, tarikat kaçtır, marifet kaçtır, hakikat kaçtır?. Sonra şeriat ne ile tamam olur, marifet ne ile tamam olur, tarikat ne ile tamam olur, hakikat ne ile tamam olur? Bunları bilmek gerek. Bunlar nedir? Eğer bu dört erkânı böylece bilmezse ol pirin pirliği caiz olmaz.

Ve bir kavilde, şeriat gemidir, tarikat denizdir, marifet dalgıçtır, hakikat incidir.

 

Şimdi, pir olan kimseler gerekir ki, şeriat gemisine gireler, tarikat denizinde yüzeler, marifet dalgıcı olup, hakikat incisine erişip çıkalar. Onun üzere amel edeler ki, onların ikrarları caiz ola.

 

Ve bir kavilde şeriat; yakın olmaya derler. Tarikat; talip kendi halin ispat etmeye derler. Marifet; sözün özünü bilmeye derler. Hakikat; ermeye derler. Ve bir kavilde şeriat, kulluk etmektir. Tarikat, bilmektir. Marifet, ermektir. Hakikat, görmektir.

 

Ve bir kavilde, şeriat ilimdir. Tarikat imandır. Marifet dindir. Hakikat amel kılmaktır.

 

Ve bir kavilde, şeriat ten’dir. Tarikat et’tir. Hakikat can'dır.

Ve bir kavilde, şeriat işitmektir. Tarikat görmektir. Marifet anlamaktır. Hakikat bilmektir.

 

Ve bir kavilde, şeriat kapıdır. Tarikat eşiktir. Marifet pervazdır. Hakikat kilittir.

Ve bir kavilde, şeriat çerağdır. Tarikat fitildir. Marifet yağdır. Hakikat şuledir.

Taliplere dahi öyle gerekir ki; çerağ gibi doğru duralar. Fitil gibi yanalar, yağ gibi eriyeler. Nur gibi şule vereler. Erenler meydanından dönmeyeler. Tarikat halinde duralar. Dahi hakikatten çıkmayalar, Mürşitten, müsahipten dönmeyeler. Onlar talip olalar, kalıp olmayalar.”

 

 

CEM VAKFI ALEVİ İSLAM DİN HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI KİTAPÇIĞI( ALEVİLİKTE İNANÇ ÖNDERLİĞİ)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !